Menu


 
Bardağın dolu tarafına bakanlardan oldum hep. Yoksa bu hoyrat dünyaya katlanamazdım.
 
Başıma gelen her kötü şeyde mutlaka iyi bir nokta aradım ve hep dedim ki;
 
-         Gün gelecek bu olduğu için şükredeceğim.
 
Ve hep iyi ve mutlu anılarımı pembe, kelebekli d...

Bu yılın başında güzel bir dönüm noktasından geçip bir sıfırlı yaşa merhaba dedim...
 
Çıktığım merdivenlerdeki ta dibe düşüşlerim, yılmadan yeniden basamakları çıkışlarım...
Tabiki “pişmanlıklarım” ve “ohhh iyiki yapmışlıklarım”...

Geçmişimi, önümde kaç tane oldu...

Popstar yarışmaları insanı ünlü yapıyor ama oyuncu yapamıyor

Son yıllarda birçok anne baba, çocuklarının ünlü olmasını istiyor. Sosyal medyada art arda fotoğraflarını paylaşmakla kalmıyor, dizilerde ve reklam filmlerinde oynamaları için de onları çeşitli ajanslara yazdırıyor. Peki, bu ne kadar doğru? Çocuklara oyunculuk, yazarlık ...

Cem Yılmaz’dan arakladığım, çok sık kullandığım hatta uyguladığım bir cümle var;
 
“BİZİ İT GİBİ ÇALIŞMAK KURTARIR”
 
Çok çalışırım, çalışkanımdır. Boş duramam zaten boş olanı Allah da sevmezmiş, hatta “BOŞ KAFA ŞEYTANIN ÇALIŞMA ALANI”ymış.
 
E...

Evet, evet, evet HAYAT BİZE GÜZEL...
2016 yazının iki ayını tatil yaparak geçirdik...
Bir kısmı Bodrum’da bir kısmı tekneyle Yunan Adaları’nda...
 
Eeeee????
 
Son günlerde 2-3 tane takıldığım söz & deyiş var;
 
** HAYAT SANA GÜZEL...
 
** SIKINTI YOK...
 
** HA...

Kimse inkar etmesin herkesin egosu yüksektir.
 
Kimi bunu gösterir, göze sokar, karşıdakinin kafasına vurur
“Hiç mütevazı olmıyciiim” diye başlayan ve kendini meth eden cümleler havada uçuşur.
 
“BeNNNN” derler her cümlede, her satır arasında. Mesleklerinin, bildiklerinin ve bilmediklerinin en iyisini onla...

Bundan yıllar önceydi ben kuzeyde bir masal ülkesindeydim, kız kardeşim Sevinç aradı;
 
-       Hemen internete gir, Google’dan ara Facebook diye bir şey ona hemen üye ol, sonra da orada beni bul
 
Dediğinde algılamakta zorluk çektiğimi hatırlarım.
 
Sonrası hepimizce malum. İlk yıllar eski do...

1999 yılının ağustos ayının 17’sine kadar konusu açıldı mı hemen herkes birbirine aynı soruyu sorardı;
 
-         Sen depremde neredeydin?
 
Cevaplar tabi ki farklı olurdu;
 
-         Biz tatildeydik, o zaman bizim kız küçük beşiği bir duvardan ...

Yaz dendi mi benim için önce Bodrum sonra da Gümüşlük gelir(di). Ancak ne yazık ki her güzel, sessiz ve sakin beldenin bozulması gibi Gümüşlük de bu yıl daha az sevilir oldu tarafımdan. Haaa tabii dağdan geldik bağdakini kovacak değiliz. Mesela sonradan buraya yerleşenlerin gelen yerli turistten şikayet ettiğine şahit olmak da çok acayipti.


İFLAH OLMAZ BİR TOMBİŞİN SON ZAYIFLAMA MACERASI;
1. AY  Hikaye 2015 yılının ağustos ayında başlar

2015 yılının ocak ayı, biz ERBULAK OYUNCULUK ve YAZARLIK EVİ’ni açalı 4 ay olmuş. Yeni bir iş, yeni bir sistem kuruyoruz. Sorumluluğumuz ağır. Kolay değil 150 öğrenciye oyunculuk ve yazarlık dersleri veriyoruz. 15 nisan’da ev...

ZAYIF & YORUM
 
Biz kadınların en büyük sıkıntılarından biri zayıflamaktır...
 
Tabii bunu ilk başlarda güzel kıyafetleri güzel taşımak için yapsak ta yaşlar ilerleyip, büyüdükçe (yaşlandıkça diye yaz...


 
Aile olarak güçlerimizi birleştirip yoktan bir oyunculuk ve yazarlık evi var ettik...
 
Çocuklar, gençler, hep çocuk ve genç olanlar “İLLA Bİ’ŞEY ÖĞRENDİLER VE ÇOK EĞLENDİLER”...
 
Öğrenciler bi’şeyler öğrenirken biz de çok şey öğrendik ve onlarla birlikte ...


 
“SAVAŞA HAYIR” derken bile saldırı halindeyiz, bilmem dikkat ettiniz mi?
 
Savaş her yerde ama önce içimizde.
 
Sadece kendimizi beğeniyor hatta “hatalı yanlarımızı” söylerken bile ironi yaparak “yok  canım öyle biri değilsin” dedirtiyoruz karşı tarafa.
 
Savaş ülkele...


 
Beni tanıyan çoğu kişi bilir ama ben gene de buradan yazayım; benim ikinci vatanım Norveç’tir...
 
Kolay değil, orada 12 koca yıl geçirdim, dillerini öğrenip üniversiteye gittim, işyeri açtım, iki farklı tiyatroda çeşitli oyunlarda oynadım. Bir ailem oldu, o ailede çocuklar doğdu, kayıplar verdim. Düğün...


 
“İyi gün dostu & kötü gün dostu” diye bir deyim var.
Halk arasında genelde “İyi gün dostunun” meziyet olduğu, “kötü gün dostunun” ise geçer akçe olmadığına ait bir düşünce vardır...
 
Edindiğim deneyimler çerçevesinde ben bunun tersi olduğunu düş...


 
Dördüncü kitabım “9 ODA CİNAYETLERİ” diğerlerinden biraz farklı oldu...
 
Artık kendime tarz edinme zamanı geldiğini düşünüyordum. Basit ve soft cinayetler yerine biraz daha hunharca olması lazım dedim kendi kendime...
 
Bir farklılık da cinayetin daha ilk sayfalarda işlenmesi ve katilin okur tarafından bilinme...

Herkesin dilinde “eskiden şöyleydi”, “eskiden daha iyiydi” gibi hep geçmişi özlemle, hasretle andığı bir durum oluştu.
Ama bu hemen her şey için geçerli;
 
-       Eskiden tiyatrolar daha başarılıydı,
-       Eskiden komşuluk böyle miydi?
-   ...

Ayrı anne-baba çocuğuyum ben...
 
Yatılı okullar, kamplar filan derken aidiyet duygusu nedeniyle çok genç yaşta evlenip, çok erken anne oldum...
 
İyi ki de o kadar erken yaşta almışım kucağıma Dağhan’ımı...
 
Onunla birlikte hayatı öğrendim, önceleri bana evlat oldu, sonra erkek kardeş, biraz büyüy...

“O kadar çok polisiye okudun ki sonunda yazdın” dedi sevgili oğlum Dağhan.
 
Evet 11 yaşımda başladım Agatha Christie okumaya. O kadar sevdim ki polisiye okumayı daha sonra diğer yazarları da keşfettim. Zamanla bu yazarlardan kitapları da burada paylaşmayı planlıyorumJ)
 
Lakin bu kadar çok polisiye okurken günün birinde kendim de yazabil...

Bir sabah kalktım “bir şeyler yapmak lazım” dedim içimden.
Öyle bir şey olmalıydı ki;
 
·      Tüm ailenin içinde olabileceği,
·      Hepimizin bilgi birikimlerinin tam randımanlı kullanılabileceği,
·      Biz bu dünyadan göçt&uu...

Haset, kıskançlık herkeste olduğu kadar bende de var, inkar edemem.
 
İstediği her gıdayı yiyip te kilo almayıp zayıf kalabilenleri şiddetle kıskanırım. Ama bu bende “yahu ne kıskanıyorsun, otur diyet yap, sende zayıf kal, ya da az ye nefsini körelt” diyorum.
 
Yapmak istediğim bir şeyi benden önce ve çok iyi başaranları da kıskanı...

Bazen kafamda düşünceler, fikirler, projeler, yeni hedefler bir baloncuk gibi şişmeye başlıyor, onlar geliştikçe baloncukta büyümeye devam ediyor. Sonra bir iğne batırıyorum, önce yavaştan sonra iğne deliği büyüdükçe hızla akmaya başlıyor. Baloncuk boşladıktan sonra arsızca, doymak bilmeden yeni baloncuklar üretiyor kafam. Öööle gidiyo...

Kapat