Menu

İFLAH OLMAZ BİR TOMBİŞİN SON ZAYIFLAMA MACERASI;
1. AY  Hikaye 2015 yılının ağustos ayında başlar

2015 yılının ocak ayı, biz ERBULAK OYUNCULUK ve YAZARLIK EVİ’ni açalı 4 ay olmuş. Yeni bir iş, yeni bir sistem kuruyoruz. Sorumluluğumuz ağır. Kolay değil 150 öğrenciye oyunculuk ve yazarlık dersleri veriyoruz. 15 nisan’da evleneceğiz. Başımızda büyük yükler var ve stres içindeyiz. Nikahta giyeceğim kıyafetin arkasını tam olarak kapattırmıyorum. Weddies’in şahane sahibi Janset Baç Dülger’e;
“sakın elbisenin fermuarını takmayın, ben daha zayıflayacağım” diyorum. O da bütün zerafetiyle;
“bilmez miyim, tüm gelinler nikaha yakın kilo verir” diyor.
Ama ben tüm gelinlerin aksine fermuar taktırmaya gittiğimde elbisenin penslerini açtırmak zorunda kalıyorum. Allahtan terzi hanım sanatkar, yoksa yeni elbise dikilecek.
 
Nikahta zar zor girdiğim elbisemle canım eşim Özden Özgürdal’a “evet” diyorum ama onun da durumu benden farklı değil.
 
Bizim bahanelerimiz hazır;
 
·       Yeni iş açtık stres içindeyiz, o nedenle yiyoruz...
·       Yeni işyeri açtık, herkez “hayırlı olsun”a gelirken çikolata, pasta getiriyor o nedenle biz de yiyoruz...
·       Evleniyoruz, ne de olsa stresliyiz, yiyoruz...
·       Balayına İtalya’ya gittik, e balayında diyet yapacak halimiz yok ya, makarnaları, pizzaları yiyoruz...
·       Erbulak Evi’nin gösterileri var, koşuşturma içinde diyet yapılmaz, sonra nasılsa yaparız...
·       Yaz geldi, Danimarka ve Norveç’e gideceğiz. Yurt dışında tatilde diyet yapılır mı? Tabi ki yapılmaz dönünce yaparız...
·       Temmuz ayında Bodrum’da azıcık yesek ne olur, kış gelmeden forma gireriz...
·       Anne evinde diyet mi olur?
·       Adalar da diyet mi olur?
 
Ye Allah ye...
 
Herkesin bahanesi kendine ait...
 
Biz de o bahaneleri sıraladıkça sıraladık...
 
Aylardan ağustos olmuş, biz karı koca bir birimize bakıyoruz, bakıyoruz ama  ne hale geldiğimizin farkında bile değiliz, daha doğrusu görmezden geliyoruz...
 
Beni ilk etkileyen merdiven çıkarken zorlanmam oldu. Bir de San Torini’de fava üstü ahtapot yerken kendimden tiksindim...
 
Çok sevdiğimiz diyetisyenimiz Güzin Çaltı Yener’in kapısını çaldığımızda tartı 77’yi gösteriyordu. Boyu 1.50 cm olan biri için bu 3.derece obezlik demekti...
 
Biz diyete başlamadık.
 
Hayatımızı o gün Güzin’in odasında bırakıp yeni bir yaşama adım attık.
 
Günlerimiz 3 ana 3 ara öğünden oluşan yemek listelerine alışmakla geçti.
 
Günlük yemek listelerimizi burada paylaşmıyorum çünkü herkesin metabolizmasına göre değiştiğinde bunun uzmanlar tarafından önerilmesinin doğru olduğunu düşünüyorum...
 
Diyet tek başına zayıflatmıyor ki biz diyet yapmıyor, sağlıklı yaşam sürdürüyoruz...
 
Spor da tek başına inceltmiyor...
 
Amaaaaaa, spor ve sağlıklı yaşam reçeteleri bir araya gelince sonuç muhteşem oluyor...
 
Güzin’den sonra spor hocası Ercan Konak’a gittik...
 
Ercan hoca bizi son derece yavaş, sakin spora başlattı...
 
Haftada 2 gün reformer aletinin üstündeydik, bir günde sahilde yürüyüş...
 
Tam 1 ay sonra kaslarımız kuvvetlenmeye, incelmeye, hafiflemeye başlamıştık. Ama daha yolun çok başındaydık...
 
22 ağustos da 77 kg olan ben, 22 eylül de 72 kg olmuştum...
 
Bundan sonrası çok yakında bu blogda:)
Kapat