Menu
Bir sabah kalktım “bir şeyler yapmak lazım” dedim içimden.
Öyle bir şey olmalıydı ki;
 
·      Tüm ailenin içinde olabileceği,
·      Hepimizin bilgi birikimlerinin tam randımanlı kullanılabileceği,
·      Biz bu dünyadan göçtükten sonra bile kalabilecek,
·      Yeni nesiller yetiştirebilecek,
·      Ev gibi olacak
 
Liste daha uzar giderdi. Ama ilk aklıma “PİLAVCI DÜKKANI” açalım dedim.
 
Sonra nasıl oldu da bu konu oyunculuk ve yazarlık üzerine geldi gerçekten hatırlamıyorum.
 
Her şey çok hızla gelişti, bir sabah Dağhan’a telefon açtım;
 
-       Aklıma ne geldi, ne açalım biliyor musun?
-       Okul mu açmak istiyorsun?
 
Diye cevapladı. Evet, işte buydu. Yapacağımız iş buydu. Yeni nesiller yetiştirecek, bildiğimiz işi yapacak, sanat ve edebiyat ile uğraşacaktık.
 
ERBULAK OYUNCULUK ve YAZARLIK EVİ böyle doğdu. Ben Bağdat Caddesi’ne ikinci, üçüncü paralel bir sokakta, bir dairede mütevazı bir kurs hayal ederken şimdilerde Bostancı’da bahçe içinde, üç katlı bir binaya yerleştik. 5 oyunculuk, 4 yazarlık, 2 kurumsal eğitim sınıfı,  180 öğrenciyle ilk sezonumuzu tamamladık.
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapat