Menu


Haydi biraz mutlu olalım…

 
Çağın hastalıkları;
 
ENDİŞE, SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI, YÜKSEK EGO, AŞAĞILIK KOMPLEKSİ, AŞIRI ÖZGÜVEN, KİBİR, PANİK ATAK v.s.
 
Aslında çok daha fazla var ama bana göre en başta bunlar geliyor.
 
Eminim yukarda saydıklarımın bir kısmı bende de vardır. Çünkü okuyanların “Sanki kendi mükemmel de” dediğini duyar gibiyim. Ama dedim ya çağın hastalıkları bunlar.
 
Mümkün olduğunca kurtulmaya çalışıyorum.
 
Başkalarına kızmak, içi içini yemek, günlerce gecelerce bunu düşünmek, intikam ya da misilleme yolları aramak;
  • O öyle yaparsa, ben de böyle yaparım,
  • Bana böyle derse ben de böyle cevap veririm
 
Gibi düşüncelerin en büyük yıkımı insanın kendine oluyor. Bırakın gitsinler. Dünde kalsınlar. İçinizi yediğiniz her saniye ömrünüzden saatler olarak gidiyor. Yazık değil mi o küçücük yüreğe. Haydi başlıyor hızlı hızlı atmaya, yoruyor sizi.
 
O sosyal medyada uzak, yakın herkese yazdığınız “geçirmeler” aslında sizden törpülenen zaman. Hele beddua etmek. Evren bunu duyuyor ve dedikleri gibi dönüp dolaşıp size geliyor.
 
Bırakın gitsinler, siz mutlu olmayı, pozitif düşünmeyi, bardağın dolu tarafına bakalım.
 
Ben buna karar verdim: kolay kolay kızıp üzülmeyeceğim, bana atak yapanla bir olmayacağım, dileyen istediğini düşünebilir ben karşı atağa geçmeyeceğim.
ve MUTLU OLMAYI SEÇİYORUM.
 
YA SİZ?
Kapat