Menu

Hem okumuyor, hem de yazılmasını eleştiriyor…

 
Millet “Çok kitap yazılıyor” diye şikayet ediyor.
 
Bu serzenişleri giderek çoğalmaya başlayınca ben de duramadım, buradan yani kendi “ahkam kestiğim” ortamdan 3-5 kelam etmeden duramadım.
 
Ben de şikayetçiyim bu durumdan, çünkü o kadar çok kitap yazılıp piyasaya çıkıyor ki okumaya yetişemiyorum, üstüne üstlük yetişemediğim halde deli gibi kitap almaya devam ediyorum.
 
Ama bir okur ne kadar okumak isterse istesin adeta sektör onu engelliyor. Geçenlerde Bağdat Caddesinde ünlü bir kitapçı zincirinden birine gittim. Grange’ın yeni kitabı çıkmış heyecanla onu alacağım, internetten beklemeye sabrım yok. Hatta o kadar ki sırada bekleyen kitapların önüne geçecek torpille. Arka tarafta satıcılar Galatasaray’ın halini konuşuyordu, öhö möhö deyince biri çıktı, gözlerime bakmadan ve hızla yanımdan geçerken hatta bilmediği bir şeyi soracağımdan da korkarak Grange’ın yeni kitabını isteyince azıcık yavaşladı ama durmadı. O kitaplar şurada, bakıverin dedi. Tabi ki yoktu, arkada, Galatasaray’ın halini konuşurken üstüne oturdukları kolilerdeydi. Öyle ya adam Fransa’dan gelip “benim kitaplarımı neden raflara koymadınız?” diye soracak hali yoktu ya.
Sonuçta kaldım gene internet kitapçısına.
 
Yani kitap yazmak bir serüven;
 
  • İlk yazmayı öğreneceksin,
  • Kafa patlatıp yazacaksın,
  • Arkanda duracak bir yayınevi bulacaksın ki o yayınevi de iyi bir dağıtımcıyla çalışsın
 
Haydi çok şanslısın, yazdın, basıldı ve dağıtıldı.
 
Kitapçıdaki satıcının elindesin artık, koliden çıkartıp rafa koyacak. Çünkü koymazsa kitap satılmayacak, satılmayınca iade edilecek.
 
Sonuçta arkadaşım sen ne kadar iyi yazarsan yaz, kitapçıdaki satıcının elindesin.
 
Aradaki köstekleri saymak dahi istemiyorum.
 
“Okuru, satışı bol olsun” deyip kendileri almayanlar ise başka bir konu.
 
Haaaa bunlar beni yıldırıyor mu?
ASLA.
Daha çok güçlendiriyor.
 
KİTAP OKUYUN & KİTAP YAZIN
 
HERKESİN ANLATACAĞI BİR ROMANI VARDIR…
 
İlla bir okuyan çıkacaktır, kimse okumazsa kendiniz okursunuz…
 
 
 
 
 
Kapat