Menu


İnce bir sırat köprüsünün üstünde…

 
Yaşamak, ayakta durmaya çalışmak zor zanaat arkadaş…
 
Ülkede sanat ve edebiyat ile uğraşmak zaten çok zorken bir de başımıza pandemi çıktıL(
 
1986’de korkunç bir kar yağmış, evlere kapanmıştık. Sonrasında hep o yılı hatırladık.
 
Acaba bu 2020 yılını da “neydi o günler be” diye anabilecek miyiz?
 
“Aman evden çıkmayalım” diye fecii korkanlarla “ne olacaksa olsun” diyen rahatlar arasında sıkışıp kaldık.
 
Korksan bi türlü, korkmasan başka türlü.
 
İşimizi götürmek zorundayız. Onca insanın sorumluluğu, onca insanın hayali var.
 
Çıkmaz sokakta, yangının orta yerinde kaldık. İncecik bir sırat köprüsünden çıkabilmek için Erbulak Oyunculuk ve Yazarlık Evi’mizi günün şartlarına göre yeniden yapılandırdık.
 
“Oğlum oturma bilgisayarın başında, çık sokakta oyna” diye tavsiye verdiğimiz çocuklara ekran karşısında tüm gününü geçirtip, hareket edip kan dolaşımını ve kas sistemini çalıştırması gereken 65 yaş üstünü de eve tıkadık.
 
Kendimi Titanik Müzisyenlerine benzetiyorum ama son kurşunu atmadan bu savaş meydanından ayrılmayacağım.
 
Yoksa Bodrum’da evde oturup nadir ve çok revaçta bir dil olan Norveçce Türkçe çeviri yapar gene ekmeğimi kazanırım.
 
İnce Sırat Köprüsünden Geçeceğiz inşallah…
Kapat