Menu

 
“SAVAŞA HAYIR” derken bile saldırı halindeyiz, bilmem dikkat ettiniz mi?
 
Savaş her yerde ama önce içimizde.
 
Sadece kendimizi beğeniyor hatta “hatalı yanlarımızı” söylerken bile ironi yaparak “yok  canım öyle biri değilsin” dedirtiyoruz karşı tarafa.
 
Savaş ülkeler arası ya da iç savaş değil, daha en yakınlarımızı sevmeyerek ve savaşarak güne başlıyoruz.
 
Yaşamı akıllı telefonlarımız üstünden takip ediyoruz, klavye gerillalığı yapıyoruz.
 
Sürekli bir diğerini yargılıyor hatta yerden yere vuruyoruz.
 
En “SAVAŞA HAYIR” diye bas bas bağıran, “YETTİ ARTIK” diye çığlık atanların daha en yakınlarıyla “soğuk savaş” halinde olduğunu görüyorum.
 
Gezeni, gezmeyeni, boş duranı, çok çalışanı, evleneni, boşananı, anne-baba olanı, çocuk yapmayanı, evde oturanı, eve girmeyeni, tv seyredeni, seyretmeyeni..... hemen herkesi durmadan eleştiriyor sonra da          sosyal medya denen “MUHABERE ALANINDA” klavye  estiriyoruz.
 
“Sen yapmıyor musun?” diye soracak olursanız, evet yapıyorum. Bundan kendimi arındırmak için çabalıyorum. Kendimi oyalayacak faydalı şeyler bulmaya çalışıyorum, hiç bir şey düşünmeden yürümek için kulağıma müzik takıyorum, daha çok kitap okuyorum, elektronik aletlerimdeki tüm oyunları sileli 6 ay oluyor, kızdığım birileri aklıma gelince hemen güzel şeyler düşünmeye çalışıp kafama takmıyorum, Özzy’im ile gelecek planları yapıyorum geçmişteki hataları da göz önüne alarak, Erbulak Evi’nde elimizden geldiğince sanat üretmeye çalışıyorum. En azından kendi iblisliklerimden arınmaya çalışıyorum.
 
Özetle;
“BARIŞA KENDİ ÇEMBERİMİZDEN BAŞLAMALI”
 
 
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapat