Menu

Bu yılın başında güzel bir dönüm noktasından geçip bir sıfırlı yaşa merhaba dedim...
 
Çıktığım merdivenlerdeki ta dibe düşüşlerim, yılmadan yeniden basamakları çıkışlarım...
Tabiki “pişmanlıklarım” ve “ohhh iyiki yapmışlıklarım”...

Geçmişimi, önümde kaç tane oldu...

Yaz dendi mi benim için önce Bodrum sonra da Gümüşlük gelir(di). Ancak ne yazık ki her güzel, sessiz ve sakin beldenin bozulması gibi Gümüşlük de bu yıl daha az sevilir oldu tarafımdan. Haaa tabii dağdan geldik bağdakini kovacak değiliz. Mesela sonradan buraya yerleşenlerin gelen yerli turistten şikayet ettiğine şahit olmak da çok acayipti.


 
“İyi gün dostu & kötü gün dostu” diye bir deyim var.
Halk arasında genelde “İyi gün dostunun” meziyet olduğu, “kötü gün dostunun” ise geçer akçe olmadığına ait bir düşünce vardır...
 
Edindiğim deneyimler çerçevesinde ben bunun tersi olduğunu düş...

Herkesin dilinde “eskiden şöyleydi”, “eskiden daha iyiydi” gibi hep geçmişi özlemle, hasretle andığı bir durum oluştu.
Ama bu hemen her şey için geçerli;
 
-       Eskiden tiyatrolar daha başarılıydı,
-       Eskiden komşuluk böyle miydi?
-   ...

Ayrı anne-baba çocuğuyum ben...
 
Yatılı okullar, kamplar filan derken aidiyet duygusu nedeniyle çok genç yaşta evlenip, çok erken anne oldum...
 
İyi ki de o kadar erken yaşta almışım kucağıma Dağhan’ımı...
 
Onunla birlikte hayatı öğrendim, önceleri bana evlat oldu, sonra erkek kardeş, biraz büyüy...

“O kadar çok polisiye okudun ki sonunda yazdın” dedi sevgili oğlum Dağhan.
 
Evet 11 yaşımda başladım Agatha Christie okumaya. O kadar sevdim ki polisiye okumayı daha sonra diğer yazarları da keşfettim. Zamanla bu yazarlardan kitapları da burada paylaşmayı planlıyorumJ)
 
Lakin bu kadar çok polisiye okurken günün birinde kendim de yazabil...

Haset, kıskançlık herkeste olduğu kadar bende de var, inkar edemem.
 
İstediği her gıdayı yiyip te kilo almayıp zayıf kalabilenleri şiddetle kıskanırım. Ama bu bende “yahu ne kıskanıyorsun, otur diyet yap, sende zayıf kal, ya da az ye nefsini körelt” diyorum.
 
Yapmak istediğim bir şeyi benden önce ve çok iyi başaranları da kıskanı...

Bazen kafamda düşünceler, fikirler, projeler, yeni hedefler bir baloncuk gibi şişmeye başlıyor, onlar geliştikçe baloncukta büyümeye devam ediyor. Sonra bir iğne batırıyorum, önce yavaştan sonra iğne deliği büyüdükçe hızla akmaya başlıyor. Baloncuk boşladıktan sonra arsızca, doymak bilmeden yeni baloncuklar üretiyor kafam. Öööle gidiyo...

Kapat